Sevilay Yılman'ın Ebru Gündeş kıskançlığı

Ebru Gündeş'in kocasının yanına ABD'ye taşınma kararı aldığını duymayan kalmadı sanırım. Haber olarak okuduk her yerde lakin köşesine taşıyan benim bildiğim kadarıyla sadece kapatılan Habertürk'ün internet sitesinin yazarı Sevilay Yılman var. Yılman birkaç kez yazdı bu konuyu en son da bugün bir kez daha ateş püskürdü Ebru Gündeş'e...

Yılman özetle Rıza Zarrap'ı vatan hainliğiyle suçlamış ve bir vatan hainine destek olduğu için Ebru Gündeş'i topa tutmuş. Yazıyı okumak isteyen buraya bakabilir. İfadeleri aynen şöyle:

                                             ***

"Efendim… O zamanlar dilimde tüy bitti bunu sizlere anlatmak için. Defalarca yazdım, çizdim bu adam ve karısı Türkiye’yi karalamak için ABD’yle işbirliği yaptılar. “Kızlarının Disneyland’ı görme arzusu filan tamamen senaryonun bir parçası. Mesele Disneyland değil, mesele kapağı tamamen ABD’ye atmak” dediğimde kimisi inanmadı.

Şimdi o inanmayanlar ve hatta yazdıklarımı çürütmek için canhıraş Zarrab ve eşi Ebru Gündeş için köşelerinden, sosyla medya hesaplarından acıklı hikâyeler döşenenler ne düşünüyor bilmiyorum.

Bildiğim tek şey, bir kez daha Reza Zarrab ya da diğer bilinen ismiyle Rıza Sarrap! Her ne haltsa… İşte bu arkadaş ve karısı yani Ebru Gündeş… Bu ülkenin altını oymak için anlaşma yaptılar.

Daha Türkiye’deyken üstelik yapılan bu anlaşma gereği de; “Öt Reza’cım… Bize Türkiye’yi sıkıştıracak bildiğin bilmediğin ne varsa dök! Biz de ABD de de eşin ve kızınla kurmak istediğin hayatı sana verelim!” denilmişti.

İşte şimdi o denilen yerine getiriliyor.

Ve… Ebru Hanım ile kızı Alara hâlâ FBI korumasında olduğu bilinen kocasının yanına taşınıyor. Biliyorum ki çoğunuz öfkeden deliye dönüyor bu satırları okudukça. Özellikle de o sesine hayran olduğunuz, ayıla bayıla şarkılarıyla mest olduğunuz Ebru Gündeş’e kızıyorsunuz!

Ve ihtimal diyorsunuz ki; “Senin kocan bunca yıl ekmeğini yediği Türkiye’yi çamurlayarak, karalayarak Amerikalılara sattı. Aylarca bu ülke insanı senin kocanın bu ahlaksızlığı yüzünden hop oturduk hop kalktık. Sayesinde ABD’den dünyanın kazığını yedik. Şimdi sen hiçbir şey olmamış gibi kalkıp bu hain adamın yanına gidiyorsun!”

Yapmayın! Demeyin öyle kadıncağıza… Nihayetinde o hain adamın yanına gitmeye mecburmuş. Yakınlarına açıklamış bu sebebi… Demiş; “Kızım ile babasının birbirlerinden kopuk olmasını istemiyorum! Mecburen taşınıyorum New York’a!”

Hülasa… Ebru Gündeş bu güne kadar ne yaptıysa… Yani bu ülkenin altına dinamiti koyup ABD’ye satış yapan hain kocasının yaptıklarına nasıl ve neden göz yumduysa… Bundan sonra da yapacağı herşey aynı şey için. Yani biricik kızı için!"

                                                                ***

Farazi bir şeyden yola çıkmış Sevilay Yılman ve gerçekmiş gibi yazmış. Ebru Gündeş'in de her şeyden haberdar olduğunu savunmuş ama kanıtı yok. Farazi bir şeyden kendi kendini ve sonra da okuyucularını şişirmiş de şişirmiş..

Elde Ebru Gündeş'in de komploya ortak olduğunu gösteren hiçbir delil yokken, adamın işlediği suçlardan dolayı karısını suçlamak cadı avına girer.  Özellikle de kızını sürekli zikretmek yazıda çok daha büyük bir ayıptır etik değildir. 

Ebru Gündeş tarz olarak dinlediğim bir müziği icra eden bir sanatçı değil, ideolojik olarak da bir yatkınlığım yok, fanlarından biri falan da asla değilim. Ancak ortada bir haksızlık var. 

Türkiye'de en yakın çevremizden bakmaya başlarsak çocukları için pek çok şey yapan kadınlar görürüz. Sırf çocuğu için yıllarca uğradığı şiddeti saklayan katlanan kadınlar var. Bu en basit örnek, siz yakından bakın etrafınıza göreceksiniz. Hatta uzaklara gitmeyin kendinize bakın!

Hamasetle bir yere varılmayacağını hala öğrenemedik. Çocuğu için babasının yanına taşındığını söyleyen bir kadına ağzından salyalar akıtarak saldırmak ve ondan kendin dahil pek çok kişinin yapamadığı şeyleri beklemek hamasetten başka bir şey değil. 

Ebru Gündeş masum mu değil mi bilemem lakin herkesin suçu kanıtlanana kadar masum olduğuna inanırım kaldı ki Ebru Gündeş'e Zarrap ile ilgili bir suç addeden de yok.

Ebru Gündeş'e kocasıyla ilgili suskunluğundan dolayı benim de kızdığım dönemler olmuştu ama yaşamadığım şey üzerinden hamaset yapmak bana göre değil. 

O nedenle sayın Yılman'ın yazısını kadın kıskançlığı olarak görmemi engelleyecek hiçbir şey göremiyorum. 

Kanıtları varsa o ayrı...

Gündeş olayı onu bu hale getiriyorsa Şeyma Subaşı haberlerini hiç okumamasını tavsiye ederiz Yılman'a. Dostça...

YORUM EKLE